rafadan hayat

her insan kendi çağından sorumludur.

ne günlerdi

efendim yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır. eskiden ramazanlar pek bir coşkuyla idrak edilirdi. herkesde özellikle esnafda daha iki ay öncesinden bir heyecan başlar , efendim sultanahmetten mi feshaneden mi yer tutsak , efendim freş meyva suyu mu bu sene çok gider yoksa sahlep mi , diye uzun uzun müzakereler yapılırdı. daha ramazana girmeden diyetisyenler açıklamalarda bulunur , sahurda fazla tıkınmayın , iftarda abur cubura kaçmayın diye latife ederlerdi. ramazanın girmesiyle medyada dahi mistik bir hava teneffüs edilir , yemek programları bir biri üstüne servis edilirdi. sonracığıma her kanalın kadrolu sohbet hocaları olur , efendim o hocalarında sadık dinleyicileri ekran karşısında kendilerinden geçerlerdi. derken iftar yaklaşır. trafikte tatlı-sert atışmalar duyulmaya başlanır , millet muzip muzip burnundan soluyarak evine yetişmeye gayret ederdi. ben bilhassa o trafik keşmekeşini pek bi özlerim efendim. neydi o korna sesleri , ya oruçlu oruçlu cık cık cık çıkışmaları. hey gidi günler.
sonra efendim nihayet iftar vakti gelip çatar , otuz kişiye yetecek sofralara dört kişi kurulur açlıktan çıkmış gibi yerdik. bu defa da fazla kaçırdık yakınmalarına bereket duaları eşlik eder , sodalar kahveler hazım sorununa çare olarak peş peşe dıkılırdı. efendim asıl eğlence iftardan sonra başlardı tabii. tıkış pıkış kalabalık arasında seyyar satıcıları temaşa ede ede ilerlenir , bir tabureye ilişilir , derken gelsin çaylar gitsin meşrubatlar , sohbetin muhabettin bini bi para.o zamanlar feshanede şenlikler konserler düzenlenirdi. en kalabalık olacağı aşikar olan hafta sonları mutlaka bu panayıra iştirak edilir , kalabalık arasında adım adım şenlik alanı turlandıktan sonra ağzımız tatlansın kabilinden macundu şerbetti tatlıydı ne gördüysek alınırdı. eğer zaman ve mali durum müsaitse sahur da dışarda yapılmaya çalışılır , mümkünse açık büfe kahvaltı tercih edilirdi. kimileri de camii avlularında sokaklarda , evlerinden getirdikleriyle iftar ettiği gibi , yorgan çarşaf sokaklarda yatarak sahuru bekler , eciş bücüş camii avlusunda sabah namazını eda ettikten sonra evlere avdet ederlerdi. e tabii kuzum hiç birşey eskisi gibi değil. eski tadı yok bişeyin. ne günlerdi o günler.

02/09/2009 - Posted by | kategorize etme |

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.